TÜFAD
ANASAYFA
GENEL MERKEZ
TARİHÇE
ŞUBELER
HABER ARŞİVİ
KURSLAR
EĞİTİM
BİLGİ BANKASI
E-DERNEK
İLETİŞİM
Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği
Misyonumuz
Ülkemiz antrenörlerinin eğitimli, rekabet gücü yüksek, etik değerlere bağlı, bilim ve teknolojiden üst düzeyde faydalanan, standart birliği sağlamış faaliyet ve uygulamaları ile güven veren bireyler olmasını sağlayarak; spor ahlakı ve futbol kültürünün gelişmesine katkı sağlamaktır.

Vizyonumuz
Uluslararası düzeyde her yönüyle örnek alınan antrenörlerin var olduğu bir TÜRKİYE…


Kalite Politikamız

Üyelerimizin ve tüm paydaşlarımızın memnuniyetini önemseyen, etik kurallara bağlı, üyelerimizin bilgi ve birikimlerini sürekli geliştirerek, kalite sisteminin sürekli olmasını sağlamaktır.

Etik Değerlerimiz

Futbolda eşitlik, adalet ve şeffaflık anlayışını benimseyen, hoşgörü sahibi, eleştirel ve sorgulayıcı bakış açısına sahip, paylaşımcı, araştırıcı, mesleki ve kurumsal sorumluluğa sahip, futbol bilgisi ve değerleri konusunda toplumu aydınlatan, paydaşları ile etkileşim içerisinde hedeflere ulaşmayı kendine ilke edinmiştir.

Site İçi Arama
Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği 
Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği
Ziyaretçi Bilgileri
Aktif Ziyaretçi 36
Dün 1400
Bugün 491
Toplam 1057204
IP 54.196.127.107
 
D.Kuruluşu | Karşılaşılan Zorluklar | İlk Kurs | İlk Seminer | Tüzük |

Yabancı Ant.Yasağı
İlk Büyük Seminer

Dernegimizin ilk büyük semineri, 7 Haziran 1969’da Antalya’da açilacakti. Mayis ayinin sonlarina dogru Antalya’da bölge müdürü Süleyman Erol ile semineri organize etmeye çalisan üyemiz Antalya bölge antrenörü Fevzi Büyükyildirim, günasiri telefon ediyor, semineri baska yere alin, görülmemis cehennemi bir sicak var, geceleri bile çalisma yapamayiz diyordu. Biz de birsey yapamazdik. Bildiriler, duyurular yapilmis, davetiyeler gönderilmis, otel rezervasyonlari dahi yaptirilmisti. Adnan Süvari’nin önerisiyle Romanya’dan fizyolojist antrenör Nicolae Petrescu ile kondisyoner Teoderoscu Dimitru isminde bir uzmani da seminer programina almistik.

Semineri Ingiliz teknik direktör Walter Winterbottom verecekti. Winterbottom’in tercümanligini Candan Tarhan, Petrescu’nun tercümanligini Zeki Erbilgin yapacakti. 4 Haziran 1969 Cuma günü aksam treni ile istanbul’a gidecektim. Cumartesi günü sabah Petrescu ve Dimitru, aksam da Winterbottom esi ile gelecek, uçakla Antalya’ya gidecektik. Hareket günü ögleye dogru MIT’ten telefon ettiler, Zeki Erbilgin’in önemli bir isi çikmisti gönderemiyorlardi. Hayatimda ilk defa kalp krizi geçirecegimi sandim. Perisan olmustum, o saatten sonra ne yapacaktim. Telefonda benim halimi anladilar herhaldeki aksama kadar mutlaka bir baska romence konusan tercüman bulacaklarini söylediler. Saat 3’de raif Gence ismindeki tercüman odama gelmisti. Romence’yi iyi biliyordu, Romen kafilelerini Türkiye’ye getiriyor, mihmandarliklarini yapiyordu. Ben , Candan Tarhan ve Raif Gence aksam treni ile Istanbul’a hareket ettik. Sabah gelen Petrescu ile Dimitru Raif Gence ile birlikte Ankara’ya uçtular. Günaydin, Erkan Kural, Fevzi Büyükyildirim’la birlikte Antalya’da idiler ve misafirleri karsiliyor, seminer düzenlemelerini yapiyorlardi. Winterbottom’lar da geldiler ve Talya Oteli’ne yerlestiler.

Pazar günü bölge binasina gittigimde sorunlarin en büyügü ile karsilastim. Süleyman Erol Bey üzgündü, ama yapabilecegi birsey yoktu. Orhan Seref Apak, talimat vermisti, sahalarin cemiyete tahsis edilmemesini istemisti. Peki pratik dersleri nerede yapacaktik. Seminer dedigin yari yariya sahada geçerdi. Ortada kalmistik. Bu günkü gibi telefon baglantilari mevcut degildi ve günlerden Pazar’di. Gene de Süleyman Bey ne yapti etti beden Terbiyesi genel Müdürü Sn. Ulvi yenal’I buldu ve benimle konusturdu. Yenal sasirmisti, bu ne demekti. Bir cemiyet o güne kadar yapilmayan beceriyor, kendi imkanlari ile mükemmel bir seminer düzenliyor, yabanci ülkelerden ögretim görevlileri getiriyor, federasyon engeller çikariyordu. Hemen telefona Süleyman Beyi istedi, kesin talimat verdi ve sorumlulugu Süleyman Beye yükledi. Nasil rahatladigimizi tahmin edersiniz. O günden itibaren seminer çok büyük bir düzen içinde geçmeye basladi.

7 Haziran Pazartesi sabahi saat 9’da Beden Terbiyesi bölge binasi önünde 120 antrenör toplandi. 14 antrenör, yönetin kurulundaki arkadaslarin önerisi ile seminere ücret ödemeden alindilar. Ödeme yapacak imkanlari yoktu, onlarsiz seminer ise düsünülemezdi, çok fedekarlik yapmislardi cemiyet için. Önde sehir bandosu, Türk bayragi, cemiyetin flamasi, Antalya caddelerinden 3 kilometre ötedeki Atatürk Meydanina yürüdük, heykele çelenk koyduk, milli marsimizi söyledik ve stada döndük. Kafilenin bütün sorumlulugu bölge müdürü Süleyman Bey’deydi. O dürüst, centilmen, becerikli bölge müdürünü unutmak mümkün degildir. Büyük özveri gösteriyorduve sayesinde hersey saat gibi isliyordu.

120 antrenör salonda 10’arli siralarla dizildiler. Herkeste lastik ayakkabi olmadigi için salona hepimiz çorapla giriyorduk. Bando milli marsimizi çaldi, hep birlikte söyledik. Antalya valisi bir konusma yapti, Antalyaspor klüp baskani, bölge müdürü Süleyman Bey, Winterbottom ve Petrescu antrenörlere hitap ettiler. Ve saat 11’de seminer salonda basladi, ögleden sonra sahaya çikildi, Ilk günün dersleri Winterbottom’indi. Hava daha iyiydi. Hararet mevsim normallerinin altina inmisti. Winterbottom o güne kadar hiçbirimizin bilmedigi, görmedigi konulari isliyor, sahada mükemmel bir pratik gösterisi yapiyordu. Hepimiz bütün antrenörler durumdan çok mutlu idik. Çekilen sikintilara degmisti.

Ertesi gün Petrescu’nun dersleri baslamisti, Raif Gence Romence’yi iyi konusuyordu ancak teknik terimleri bilmiyordu. Petrescu’nun söylediklerinin hiçbirini anltamayacagini anlamisti. Baska bir çözüm bulundu. Petrescu Fransizca konusacakti, Muhtar Tucalan Türkçeye çevirecekti. Eh az biraz birseyler çikmaya basladi ama yeterli degildi. Birseyi anlamistik. Petrescu çok degerli ve bilgi yüklü birisiydi. Bunu sonraki yillarda daha iyi anlayacak ve futboldaki ölçüm esaslarini, testleri, fizyolojik olaylari ondan ögrenecek, maç grafiklerini ve diger ölçümleri sahaya onunla indirecektik.

Teoderescu daha ziyade pratik gösteri yaptigi için fazla sikinti çekilmedi. Ama seminerin yükü Winterbottom’da idi. Daha ilk gün basari telgraflari gelmeye basladi. Spor bakanindan, Ulvi Yenal’dan, klüplerden, spor adamlarindan gelen telgraflarin sayisi 40’I geçmisti ve hepsini spor salonunun camina asiyor okunmasini sagliyorduk. Seminerin 3. günü olmustu ancak hala federasyondan kutlama mesaji gelmemisti. Bütün antrenörler infial içerisindeydi. Bu ne demekti ? Aramizda Günaydin gazetesinden 4 gazeteci arkadas da vardi. Seminer öncesi çok rica ettiler, semineri yakindan izlemek istiyorlardi. Düzeni bozmayalim diye kendilerine esofman giymeleri ve semineri kursiyer gibi takip etmeleri halinde izin verebilecegimizi söyledim. Bu arkadaslar öneriyi kabul ettiler, her aksam o günkü çalismalari çok genis bir biçimde Istanbul’a geçiyorlar, ertesi gün gazete tüm yurda haberi yayiyordu. Büyük sansasyon olmustu.

Futbol Federasyonunun ilgisizligi gazeteci arkadaslari harekete geçirdi. Telefonla durumu Istanbul’a bildirmisler, orasi da Ankara’daki muhabirlerine görev vermisler. Onlar da gidip federasyondakilere antrenörlerin bu infiallerini duyurmuslar. 4. gün ögleden sonra federasyondan telgraf gelmis, cama yapistirilmisti. O gün Alanya’ya gezi yaptik, denize girdik , piknik yaptik. Gazeteci arkadaslari cemiyete fahri üye yaptik. Seminerin son günü aksami Antalyaspor klübü serefimize 150 kisilik bir yemek verdi. Onlra mütesekirim. Güzel konusmalar oldu, ögretim görevlileri seminerin basarilarini kastederek ve antrenörlerimizin seminer boyunca gösterdikleri uyum ve ciddiyeti belirterek, ne zaman istersek ülkemize gelebileceklerini ifade ettiler. Daha ne olsundu? 12 Haziran Cumartesi aksami geç saatlerde yemek sona erdi. Ertesi gün arkadaslar yavas yavas Antalya’dan ayrilmaya basladilar ve seminer böylece sona erdi.

Bu seminerin yankilari yillarca sürdü, antrenörler ayni seviyede bir seminerin tekrarını isteyip durdular. 


Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği
Web Sayfamızı Nasıl Buldunuz ?



 
 

İletişim | Site Haritası | Kopya Hakları | Kullanım Şartları | Sponsorlar
Tüm hakları Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği'ne aittir.